Bir kutuda duran siyah beyaz bir fotoğrafın hareket etmesi, ilk gördüğünüzde tuhaf bir his bırakıyor. Kişi kımıldıyor, gözünü kırpıyor, kamera hafifçe yaklaşıyor — kırk yıl önce çekilmiş bir kare, çekilmiş bir video gibi duruyor.
Bu yazıda ne yapılabildiğini ve ne yapılamadığını yazıyoruz. İkincisi daha önemli, çünkü internette dolaşan örneklerin çoğu en iyi sonuçlar ve gerçekçi bir beklenti kurmuyor.
Nasıl çalışıyor
Yapay zekâ modeli fotoğraftaki kişiyi ve arka planı ayırt ediyor, sonra o kişinin nasıl hareket edebileceğini tahmin ediyor: başın hafif dönüşü, göz kırpma, saçın oynaması, nefes alırken omuzların yükselmesi.
Ortaya çıkan şey bir kayıt değil, bir tahmin. Fotoğrafta olmayan bir anı üretiyor. Bu ayrımı akılda tutmak önemli — özellikle anma videolarında.
İyi sonuç veren kareler
Üç şey belirleyici:
Yüz yeterince büyük görünmeli. Kalabalık bir düğün fotoğrafında beş kişiden biri olan dedeniz, karede yirmi piksellik bir yüz demek. Model o yüzü canlandıramıyor, uyduruyor. Yüzün karenin en az onda birini kapladığı fotoğraflar iyi çıkıyor.
Odak yüzde olmalı. Bulanık bir kare bulanık kalıyor; hareket eklemek bulanıklığı gizlemiyor, hareketlendiriyor.
Kişi kameraya bakıyor ya da profilden görünüyor olmalı. Yarım dönük, gölgede kalmış yüzlerde model iki ayrı yorum arasında gidip geliyor ve sonuç dalgalanıyor.
İyi sonuç vermeyen kareler
Fotoğrafın fotoğrafını çekmek çoğu zaman sorun değil — telefonla çekilmiş bir albüm sayfasıyla sık çalışıyoruz. Sorun olan şeyler başka:
- Ağır hasar. Yırtık, küf lekesi, ciddi solma. Model lekeyi de gerçek sanıp hareketlendiriyor.
- Çok küçük yüzler. Yukarıda anlattık.
- Gözlük parlaması. Camda yansıyan ışık, gözün nerede olduğunu belirsiz yapıyor.
- Toplu kareler. On kişilik bir fotoğrafta on ayrı yüzü aynı anda tutarlı canlandırmak, tek yüze göre kat kat zor.
Siyah beyaz kalmalı mı, renklendirilmeli mi?
Renklendirme ayrı bir işlem ve ayrı bir karar. Teknik olarak yapılabiliyor ama sonucu her zaman iyi olmuyor: model gerçek renkleri bilmiyor, olası renkleri üretiyor. Anneannenizin gelinliği bembeyazdı ama krem çıkabiliyor.
Bizim gözlemimiz şu: aile arşivlerinde siyah beyaz kalmasını isteyenler çoğunlukta. Renk, kareyi bugüne çekiyor; oysa o karenin değeri geçmişte durmasında.
Anma videolarında ayrı bir hassasiyet
Kaybettiğiniz birinin fotoğrafını canlandırmak, teknik bir işlem olmanın ötesinde bir karar. Bazı aileler bunu istiyor ve izlerken teselli buluyor; bazıları rahatsız oluyor.
Bizim yaklaşımımız anma videolarında hareketi çok az tutmak: nefes, hafif bir baş hareketi, kameranın yavaş yaklaşması. Kişiye olmadığı bir şey yaptırmıyoruz — konuşturmuyoruz, gülümsetmiyoruz. O çizgi hızlı geçiliyor ve geçildiğinde aile üzülüyor.
Tek kare mi, hikâye mi?
Yukarıdaki her şey tek bir fotoğrafı canlandırmakla ilgili. Yirmi fotoğrafı canlandırıp bir hikâyeye dizmek ayrı bir iş: her karede aynı kişinin aynı görünmesi gerekiyor, sıra bir anlatı kurmalı, müzik ve dış ses oturmalı.
Fotoğraflarınızdan bir anlatı çıkarılmasını istiyorsanız nasıl çalıştığımızı anlattığımız sayfa buraya bakıyor. Kendiniz yapmak istiyorsanız fotoğraftan video yapma yöntemlerini karşılaştırdığımız yazı işinize yarar.